MHP’de art arda istifalar! Bu kez 26 kadın birden istifa etti

MHP Dinar kaza teşkilatına kayıtlı Dinar Belediye Başkanı bağımsız Saffet Acar’ın eşi Bayanlar Meclisi Başkanı Günsel Acar’ın da aralarında bulunduğu 26 kadın, patilerinden istifa ettiklerini açıkladı. Dinar Belediye Meclis Salonu’nda düzen ettikleri medya toplantısıyla istifa ettiklerini açıklama eden kadınlar, dilekçelerini ulusalci devinim partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’na gönderdiklerini söyledi.

Medyaya İzah yapan Belediye Başkanı Saffet Acar, 21 Ağustos’ta meclis üyeleriyle birlikte istifa ettiklerini hatırlattı. Kendisiyle birlikte ulusalci devinim partisi Daha önceki İlçe Başkanı, Daha önceki kaza yönetim heyeti azaları ile tertemiz yönetimden 13 üyenin dahada istifa ettiğini kaydeden reis Acar, “Daha ardindan 51 kayıtlı aza istifasını açıkladı. bu erken de 26 kadın aza istifasını açıkladı. Şu anne civarindan 133 kayıtlı aza istifa etti. Biz ülkemizi ve memleketimizi çok seviyoruz. Hizmet yönünden ileriki günlerde durum neyi gösteriyorsa arkadaşlarımızla davamıza, vatanımıza ve milletimize en iyi şekilde hizmet etmeye ayni ritimde devam edeceğiz” dedi.

DHA

CHP anma programına katılmıyor!

TBMM’de gece yapılacak programda protokol konuşmalarının programdan çıkarılması nedeniyle CHP anma programına katılmama kararı aldı. Programda yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı İsmail Kahraman konuşma yapacak.

Bakan Avcı’nın acı günü

Bakan Avcı’nın 89 yaşındaki dayısı, bir süredir tedavi gördüğü Bursa Yüksek İhtisas Hastanesinde hayatını kaybetti. Cenazenin Bilecik Pazarlar ilçesine bağlı Demirköy Mahallesi’nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği bildirildi.

Öte yandan cenazeye Bakan Avcı’nın da katılacağı öğrenildi.

Erdoğan: Bu yarayı kangrene dönüşmeden tedavi etmemiz gerekiyor

Sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle Beştepe’de iftarda buluşan Erdoğan, burada özetle şu mesajları verdi:

CİDDİ SORUMLULUK YÜKLÜYOR

“Ülkemiz on yıllardır terör, cehalet, madde bağımlılığı gibi özellikle gençlerimizi hedef alan tehditlerle mücadele ediyor. Bizim nazarımızda silahlı terör neyse uyuşturucu terörü de odur. Devletin uyuşturucuyla mücadele hususunda yaptığı pek çok çalışma vardır. Ancak son günlerde basın yayın organlarına yansıyan hatta kendimizin de yol kenarında bizzat şahit olduğu yürek yakıcı manzaralar bu konularda halen eksiklerimizin olduğunu gösteriyor. Kaldırım köşelerinde veya sokak ortasına kendinden geçmiş şekilde oralarda kendini bırakmış gençler sadece devlete değil, hepimize ciddi sorumluluklar yüklüyor. Her ne kadar Avrupa ülkelerinin çok çok altında da olsa bizim milletçe bu yarayı daha fazla büyümeden, kangrene dönüşmeden tedavi etmemiz gerekiyor. Bunun yolu da aile, okul, üniversite, medya ve sivil toplum olarak elbirliği, dayanışma içinde meseleye eğilmemizden geçiyor. 80 milyon olarak biz büyük bir aileyiz.

KAST EDENE GÖZ YUMMAYIZ

Bu tür sorunların çözüme kavuşturulmasında da bir aile gibi hareket etmeliyiz. Bu ülkenin gençlerini ne Kandil’deki ve Pensilvanya’daki terör baronlarına ne de uyuşturucu terörüne asla feda edemeyiz. Onlar bizim gençlerimiz, çocuklarımız. Gençlerimizin eline silah vererek, bedenine uyuşturucu zerk ederek, zihinlerini iğfal ederek geleceğimize kast edenlere göz yummayacağız. Bunun yolu milli ve manevi değerlerimizle, kendini bilen, özgüven sahibi bir gençlik yetiştirmekten geçiyor. Bize sokak köşelerinde dağ başlarında hayatlarını söndüren değil ömrünü bu ülke ve millet için vakfeden gençler lazım. Bu konuda özellikle sivil toplum kuruluşlarımıza önemli görevler düşüyor. Terör örgütlerine de uyuşturucuya da kaptırdığımız her gencimizle devletle birlikte sivil toplum kuruluşlarımızın da mesuliyeti olduğuna inanıyorum.

ŞOVLARINA FIRSAT VERMEYİN

Bundan bir yıl önce 15 Temmuz gecesi ülkemiz tarihinin en büyük felaketlerinden birinin eşiğinden döndük. Türkiye’nin bir daha böyle bir musibetle karşı karşıya kalmaması için öncelikle bu ihanet çetesi mensuplarının hak ettikleri cezayı mutlaka almalarını sağlamalıyız. Mahkemelerdeki şovları cesaretlerinden değil, dünyevi gözlerinin de kalp gözlerinin de kararmış olmasından kaynaklanıyor. Türkiye, onların tüm dünyada propagandasını yaptıklarının aksine bir hukuk devleti olduğu için böyle davranabiliyorlar. Kendi hallerine bıraksak milletimiz bunları sokakta tükürüğüyle boğar. Bu süreçte bizlere düşen görev bu hainlere hiçbir yerde hiçbir şekilde fırsat vermememizdir. Sivil toplum kuruluşlarımızın yöneticileri olarak sizlerden de mahkemelerde hazır bulunmanızı özellikle rica ediyorum. Bu onların şovlarına fırsat vermeyecek.”

Kaynak :mynet.com

Avrupa Parlamentosu’ndan Türkiye kararı

Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu (AFET), Hollandalı parlamenter Kati Piri tarafından hazırlanan Türkiye raporunu 3’e karşı 51 oyla kabul etti.

Rapor taslağına 397 değişiklik önergesi verilmişti. Piri, diğer gruplarla koordinasyon içerisinde hazırladığı 25 uzlaşı önergesiyle bu sayıyı düşürme yoluna gitti. Bununla birlikte uzlaşı önergeleri tüm siyasi grupları bir şekilde memnun etme amacı güttüğünden belgenin içeriği de ilk haline göre daha sert bir hal aldı.

‘ASKI’ ÇAĞRISI ‘GECİKMEKSİZİN ASKI’ OLARAK DEĞİŞTİRİLDİ

Hürriyet’ten Güven Özalp’ın haberine göre, geçen yıl Türkiye ile müzakerelerin “dondurulması” tavsiyesi içeren bir karar alan AP, bu belgede de başından bu yana müzakerelerin askıya alınması çağrısı yapıyordu. Uzlaşı önergesiyle yapılan değişiklik çerçevesinde askı çağrısı, “gecikmeksizin askı” vurgusuyla değiştirildi.

Anayasa paketinin değiştirilmeden uygulanması halinde müzakerelerin askıya alınması çağrısı yapıldı.

ZİRVE TALEBİ

Türkiye ile AB arasında işbirliğinin artırılabileceği karşılıklı çıkar alanları üzerinde açık ve dürüst görüşme talebine yer verilen belgede, iki taraf arasındaki her siyasi angajmanın demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve temel haklara saygı şartına bağlanması istendi.

“ENDİŞELİYİZ”

Türkiye raportörü şu açıklamaları yaptı;

“Türkiye’deki insan haklarının çiğnenmesi ve bunun sonucunda çıkacak sonuçlar bizi bir hayli endişelendirmekte.

Bugün kabul ettiğimiz önerge, eğer anayasa paketi değişmeden uygulanırsa, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin resmi olarak askıya alınması gerekeceği anlamına geliyor”

Avrupa Parlamentosu'ndan Türkiye kararı

TÜKİYE’YE VERİLEN FONLAR

Piri, Türkiye ile üyelik sürecinin askıya alınmasının AB’ye katılım öncesi sağlanan fonların da askıya alınması anlamına geldiğini ifade ederek, ilişkilerin kesilmesi durumunda Türkiye’ye tahsis edilen fonların Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarına verileceğini ve AB bütçesindeki para doğrudan doğruya Türk halkına dağıtılacağını savundu.

“TÜRKİYE 6 YILDIR MÜLTECİLER İÇİN ÇOK ŞEY YAPTI”

Piri açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:

“Dürüst olmak gerekirse Türkiye son 6 yıldır mültecilere ev sahipliği konusunda çok şey yaptı. Bugün Türkiye’de halen 3.2 milyon mülteci var ve biz bunu raporumuzda da belirtiyoruz.

AB üyesi ülkeler, AB-Türkiye göçmen anlaşması ile Türkiye’den AB’ye daha fazla mülteci alınacağına söz verdi. Biz bu sözü tutmaya çalışmak zorundayız. Fakat Türk devleti de bizi bu konuyla tehdit etmemelidir.”

Avrupa Parlamentosu'ndan Türkiye kararı

Avrupa Parlamentosu'ndan Türkiye kararı

Türkiye raportörü Piri ile ilgili haberler:

Avrupa Parlamentosu'ndan Türkiye kararı

Avrupa Parlamentosu'ndan Türkiye kararı

Avrupa Parlamentosu'ndan Türkiye kararı

Avrupa Parlamentosu'ndan Türkiye kararı

Kaynak :ensonhaber.com

CHP’li vekil Özcan, adliye bahçesinde oturma eylemi yaptı

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a başlattığı hak yürüyüşüne yardimci olmak için Bolu’daki CHP’li üyeler erken saatlerinde Anıt Park’ta tek araya geldi. Adalet yazılı tişört ve dövizlerle park içindeki partililer Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktılar.

Çelenk koyma merasiminin ardından vekil Özcan, “Ben hak aramak amaciyla adliyenin bahçesinde oturma eylemi yapacağım. Gelmek talep eden olursa gelsin” diyerek partililerine davet yaptı. Yaklaşık 50 kişilik grupla adliye binası önüne gelen Tanju Özcan polisler tarafından giriş kapısı kapatılan adliye binasının önüne geldi. Geniş güvenlik önleminin alındığı adliye binasının bahçe kapısında yer alan görevli tek polis, Tanju Özcan’a başsavcının talimatını ileterek, “Efendim burası adliyenin bahçesi olduğu amaciyla siz mebus olarak geçebilirsiniz ama diğerleri içeri giremez” dedi.

CHP’li üyelerin adliye bahçesine alınmadığı oturma eyleminde Tanju Özcan, elinde hak yazılı döviz ve Türk bayrağıyla takriben yarım saatlik eylem gerçekleştirdi. Bolu İl Emniyet Müdürü İbrahim Özel’in de geldiği eylemde, Özel ile mebus Özcan arasında kısa tek konuşma geçti. Emniyet Müdürü ile görüşen Özcan bir zaman sonra eylemini sonlandırdı.

AK Parti Sözcüsü Ünal’dan ikinci darbe girişimi hazırlığı iddiasına ilişkin açıklama

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Merkez Yürütme Kurulunun gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Ünal, bugün MYK’da özellikle yeni dönem çalışmaların üzerinde durulduğunu belirterek, “Tabii yeni dönem çalışmalar bakanlık, teşkilat, belediyeler düzeyinde önümüzdeki süreçte ilk 180 gün içerisinde yapılması gerekenler ve bunların planlanmasına ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Bunun parti ayağında özellikle 2017 sonuna kadar bütün ilçe kongrelerimizin tamamlanması hedeflenmekte ve tabii bir AK Parti geleneği haline gelen istişare toplantılarımızı Ramazan’dan sora gerçekleştireceğiz ve 1 Temmuz’da il başkanları, sadece il başkanları, kadın kolları ve gençlik kollarının katılacağı il başkanları toplantısı gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı.

KATAR KRİZİ

Katar’la bazı ülkelerin diplomatik ilişkilerini kesmesi konusunun da MYK’da gündeme geldiğine işaret eden Ünal, Erdoğan’ın Katar’la yaşanan soruna ilişkin hem Kuveyt hem de Ürdün’le yaptığı telefon görüşmeleri olduğunu belirtti.

“KİMLERİN KALKAN OLMAYA ÇALIŞTIĞINI BİLİYORUZ”

Mahir Ünal açıklamasının devamında şöyle konuştu:

“Terör örgütünün beli kırılmıştır. Türkiye maalesef 15 Temmuz öncesinde sayın Cumhurbaşkanımızın 17-25 Aralık’tan sonra açık bir şekilde FETÖ‘ye karşı ortak tavır alma çağrısı yaptığında bu yapıya kimlerin sahip çıktığını çok iyi biliyoruz. O gün bunlara karşı hukuki işlem yapılmak istendiğinde bunlara kimlerin kalkan olmaya çalıştığını da bizler çok iyi biliyoruz.

“AK PARTİ CİDDİ BİR TEMİZLİK YAPMIŞTIR”

Ve 17-25 Aralık’tan sonra bugün Kemal Kılıçdaroğlu FETÖ yapılanmasının siyasi ayağını aradığını söylüyor. 17-25 Aralık’tan sonraki süreçte Ak Parti tüm süreçlerde bütün siyasal sistemini ilçe il başkanlıklarından milletvekili ve belediye başkanlıklarına kadar ciddi bir temizlik yapmıştır. Ancak sayın Kılıçdaroğlu bu süreçte kendi partisi içerisinde bir temizlik yapmış mıdır asla böyle bir şey söz konusu olmadı.

“DARBE GİRİŞİMİNE MÜSAADE EDİLMEYECEKTİR”

Demem o ki 15 Temmuz’u savuşturmuş olan çok kritik bir süreçte kendi milleti ile kendi lideri ile siyaseti ile devleti ile birlikte püskürtmüş olan Türkiye Cumhuriyeti devleti bundan sonraki süreçte herhangi bir şekilde bir darbe girişimine asla müsaade etmeyecektir. Bunun zemininin oluşmasına asla müsaade etmeyecektir.

“KİMSE UMUTLANMAYA KALKMASIN”

Bundan iki gün önce hatta dün biliyorsunuz biz MKYK üyelerimizle Sincan’daydık. Orada Çatı Dava’ya katıldık. Birilerinin bu millete karşı bir psikolojik hareket içerisinde olmalarına ve içerideki darbecilerin morallerini yüksek tutmak için bir söylem biçimi geliştirmelerine de tabii ki müsaade edilmeyecektir. Bu şu anlamada gelmiyor. Bu konuyu kaleme alan köşe yazarının bunu yaptığı anlamına gelmiyor. Tabii ki bu tür dedikodular söylemler sıkça kullanıldığında birilerinin bu dili kullanması birilerini umutlandıracaksa kimse umutlanmaya kalkmasın. Türkiye Cumhuriyeti devleti yargısı ile ordusu ile siyaseti ile cumhurbaşkanı ile hükümeti ile başbakanı ile dimdik ayaktadır. Milletimizin gönlü rahat olsun.”

Kaynak :mynet.com

TBMM Başkanı Kahraman’dan taziye mesajı

İsmail Kahraman, Şırnak Şenoba Tugay Komutanlığından havalandıktan kısa bir süre sonra düşen askeri helikopterde şehit olan 13 asker için yayımladığı taziye mesajında, “Ülkemizin huzur ve güvenliğini sağlamak gayesiyle bölücü terör örgütü mensuplarına karşı kararlı ve etkili bir mücadele yürüten silahlı kuvvetlerimiz mensubu 13 askerimizin Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesinde geçirdikleri elim bir kaza neticesinde şehit olmalarından büyük üzüntü duydum. Milletin birlik ve beraberliğini muhafaza etmek, devletin bağımsızlığını korumak gayesiyle bölücü ihanet şebekesine karşı yurt içinde ve yurt dışında gece-gündüz demeden yürüttükleri operasyon sırasında şehit olan kahraman askerlere Allah’tan rahmet, şehitlerin yakınlarına ve silahlı kuvvetlerin tüm mensuplarına sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.